0

O Bir: Çılgın Hırsız

Çılgın Hırsız

Çılgın Hırsız

Kimlere kötü deriz? İyiliğin ve kötülüğün tanımını net olarak yapabilir miyiz? Despicable me, Türkçe adıyla Çılgın Hırsız filmini izlediğinizde Gru karakteri üzerinden işte bu sorulara cevap arıyor, o bilindik ‘kötülük ve iyilik’ kavramlarını sorguluyorsunuz.

Koca cüsseli, çırpı bacaklı bir hırsız Gru. Animasyonların kötülere has sivri burnundan da nasibini almadan edememiş. Ha bu arada, hırsız dediysek öyle kafasında kadın çorabıyla dolaşan sıradan hırsızlar gelmesin aklınıza. Basit soygun işleriyle uğraşmıyor kendileri. Bakkal çakkal soymak mı? Sakın ona da söylemeyin bunu, burun kıvıracağı aşikar. Daha büyük hedefleri var Gru’nun. Evrenin en büyük hırsızı olarak kabul görmek.gibi. Pekala kolay bir iş değil bu.

“Bankadan yüz çuval para sırtlasa da mı olmuyor?” dediğinizi duyar gibiyim. Olmuyor arkadaş olmuyor. Stanley İpkiss mi bu? Maskesini takıp geceleyin kendi çalıştığı bankaya sızsın.

Makse Filmi

Makse Filmi

Yok yok bu değil. Hiç alakası yok.

Aklınızdan atın bunları, biraz daha fantastik takılın. Mesela…

Ay’ı çalmak gibi. Evet, bildiğimiz Ay. Şu yukarıdaki… Suratı daima sirke satan Gru adamımızı şimdi daha iyi hayal edebildiniz mi?

Çılgın Hırsız Gru

Çılgın Hırsız Gru

Şimdi oldu. İşte bizim Gru‘muz.

Buraya kadar önümüze kasıtlı olarak, Tadından yenmeyen canavar!şeklinde bir tarif sunulmuş gibi gözüküyor değil mi? Karaktere şöyle bir göz attığımızda beynimize iyiliği çağrıştıran herhangi bir sinyal gitmesin diye ince elemiş sık dokumuş bu yapımcılar. Hatta daha da ileri giderek filmin adını da bir o kadar ‘adi’ seçmişler. Türkçe versiyonu kulağa biraz sempatik bile geliyor, Çılgın Hırsız. Ancak bakınız, despicable aslında ne demekmiş? Adi.

Pharrell Williams tarafından seslendirilmekte olan ‘adi’ bir de şarkısı var filmimizin. Gru’nun, hayatının tek ve en büyük zevki kötülük yapmakmış gibi davrandığı bir sırada arka planda çaldığını duyuyoruz, Despicable Me adlı şarkının. Şarkıda kötü bir gün geçirdiğinden ve gördüğü her şeyi ezip geçmek istediğinden bahsediyor. Filmin şiddet içerikli sahnelerinin bol olduğu ilk yarısında Gru’ya ısınamam da bu tuzaklara kurban gitmem yüzünden.Aslına bakarsanız, şiddeti çoğunlukla Gru karakteri üzerinden gösteriyor gibi dursalar da başka birçok faktörle de bunu pekiştirmişler. Örneğin, Minyonlar.Kötülükle bir an olsun bağdaşmayacak görüntülerine zıt giden bir şiddet hali göze çarpıyor Minyonlar tayfasında da. Gru’nun işçileri olarak, mavi tulumlarını üzerilerine geçirip şiddete eğilimli tavırlar sergiliyorlar. Gel gör ki, onlar da emir kulu ne yaparsın.

Minyonlar gif

Minyonlar

Tüm bunlar bir yana, taş yürekliliği bu kadar gözümüze soktukları ilk sahnelerde bile Gru’nun içindeki duygusal yana ufak tefek göndermeler yapmışlar.
Adam kendi köpeğinden korkuyor!
Fazla söze gerek var mı dostlarım? Demek istedikleri gayet açık,

“Ne kadar kötü olursanız olun korkularınız vardır.”

ya da, dünyanın en büyük kötüsü de olsanız şu tipten korkarsınız mı demek istiyorlar acaba?

Çılgın Hırsız Gru köpeği

Çılgın Hırsız Gru’nun köpeği

Uslu ol köpekçik, uslu ol!

Gel gelelim, Küçük Prens‘te de dediği gibi,

“İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez”

Gru‘ya da tam olarak bu gözle bakmak gerekiyor ki işin görünmeyen yüzünü daha iyi kavrayabilelim. Görünenin ardındaki görünmeyeni gelin birlikte kurcalayalım.

Filmin ilk yarısında, kendinden olmayan her şeye büyük bir kin besleyen kötü adam profili gözümüze çarpıyor. Ancak Gru’nun üç küçük yetim kız ile tanışmasıyla filmin akışı da büyük ölçüde değişiyor ve olaylar bambaşka hallere bürünüyor. Bir bakıma hikaye gidişatı, Gru’nun içindeki sevgi ve şefkat duygularının ortaya çıkışıyla değişime uğruyor ve yavaş yavaş şiddet sahneleri, yerini daha yumuşak sahnelere bırakıyor. Kısaca şöyle de diyebiliriz, ana karakterin, kendinin bile farkında olmadığı, içsel keşif maceraları olayların hareket yönüne büyük ölçüde yansıyor.

Çılgın Hırsız gru ve kızlar

Çılgın Hırsız Gru ve kızlar

Görünürde kötü işler yapanların, topluma ve iyilik kurallarına ısrarla ayak uydurmayanların, kısaca sürekli bir aykırı davranış içerisinde bulunanların kalplerine ayak basmak nasıl bir iş olurdu acaba?

Çılgın Hırsız, Gru karakteriyle işte bu soruya cevap veriyor. Gizli kapaklı yapıyor biraz tabii. Mesajı direkt verme işi profesyonelliğe uymazdı değil mi? Bu yüzdendir ki yazının başında da belirttiğim gibi tüm hatlarıyla kötü bir profil yaratılmış ve iyiliğe dair ne varsa halı altına süpürülmüş. Hatta zavallı Gru’nun bile halının altında ne olduğundan haberi yok! Demem o ki, o bile içindeki sevgiden bir haber.

Evrenin en büyük kötüsü olarak tüm insanlığa kendini kanıtlama amacında bile çocukluktan gelme bir ilgisiz kalma durumu yatıyor. Bunu anlamak için usta olmaya gerek yok, bakınız.

Çılgın Hırsız Gru ve annesi

Çılgın Hırsız Gru ve annesi

Zavallı Gru. Ne acı bir geçmişin varmış meğer. Filmlerde veya dizilerde gelenek halini almış bir durumdur bu. Salt kötü karakter yaratmak yerine içine biraz da iyilik serpiştirmek adına geçmişine hüzün dolu tablolar yerleştirmek. Ve bu sayede kötünün aslında neden kötü olduğuna açıklık getirmek. Onların da kırılgan yanları olabileceğine dikkat çekmek. Çılgın Hırsızda da yapılmak istenen bir nevi bu.

Gru ve Minyonlar

Gru ve Minyonlar

Diyorum… Ve şimdilik veda ediyorum. Hoşçakalın. Sevgiyle kalın. Filmlerle Kalın!

Yapım Yılı: 2010

Ülke: ABD

Yönetmen: Chris Renaud, Pierre Coffin

IMDb: 7,7/10

Yapım Şirketi: Illumination Entertainment

Serinin Devam Filmleri: Çılgın Hırsız 2 , Minyonlar, Çılgın Hırsız 3

orumcekkafalikadin

Bir Cevap Yazın